Quidditch: Fantastik dünyadan gerçekliğe

Benim gibi Harry Potter hayranlarının, eminim ki filmi izlerken kendi kendilerine cevap aradıkları şeylerden birisi de bir gün gerçekten uçan süpürge üzerinde Quidditch oynayıp oynayamayacakları olmuştur. Ve evet, bizlerin dünyada 2005’ten, Türkiye’de ise 2014’ten beri süpürge üzerinde Quidditch oynaması artık mümkün. Dünyada artık birçok okulun Quidditch takımı bulunuyor. Hatta üniversite tanıtım dönemlerinde dahi, “Quidditch takımı olmayan okulu seçmeyin” gibi espriyle karışık nasihatlerle karşılaşmak mümkün. Konuya olan ilgimden, Türkiye’de kurulan ilk Quidditch takımı ODTÜ Hippogriffs’in kovalayıcı ve arayıcı pozisyonundaki oyuncularından Öykü Çetin’le

Okumaya Devam Edin

Sezin Öney: ‘ABD’nin Türkiye’de insan haklarını desteklediği illüzyonundan kurtulduk’

Bu beklenmedik zaferi nasıl yorumlamalıyız? Bundan sonra dünyanın yolunu popülist siyaset mi belirleyecek? Donald Trump’ın zaferi elbette, siyasette yeni bir dönemin açıldığını gösteriyor. Yeni popülist hareketler, bu seçimden sonra elbette bazı yerlerde elini güçlendirecektir ama bir şok doktrini de söz konusu olabilir. Yani, Avrupa başta olmak üzere, aşırı sağa karşı yeni örgütlenmeler ortaya çıkabilir. Merkezin, statükonun elden gittiği artık kabullenilebilir. Fransa’da, Marine Le Pen’in başkan olabileceğinden söz ediliyordu; Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın desteği yüzde 10’un altına düştü. Trump’ın seçilmesi gibi

Okumaya Devam Edin

Sezin Öney: Kolombiya barışı ahlaki bir yenilgi aldı

Referandumdan önce yapılan kamuoyu yoklamalarında büyük ölçüde barışa evet oyunun çıkacağı öngörülürken ortaya çıkan bu sonucu neye bağlıyorsunuz? Tüm araştırmalarda, barış anlaşmasına destek yüzde 60-70’e yakın çıkıyordu. En düşük gösteren araştırma dahi bu tarz bir hezimeti öngörmeye yaklaşamadı bile. Katılımın çok düşük olması bir etken; “kamuoyu araştırmaları nasılsa barışa desteğin baskın çıkacağını gösteriyor; biz oy vermesek de olur” diyenler ve “barışa karşı değilim de, nasılsa ‘evet’ çıkacak ben de anlaşma ile çekincemi hayır oyu ile belli edeyim” diyenler referandumun gidişini

Okumaya Devam Edin

Burcu Karakaş: Muktedir ile mesafeyi koruyabilmek gazeteci için onur meselesidir

“Bu röportaj, 5 Eylül 2016 tarihinde Jiyan‘da yayınlanmıştır.” Gazeteci Burcu Karakaş, İmge Kitabevi’nden çıkan ve katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’ye adadığı yeni kitabı “Manşetleri gör aklını kaçırırsın”da 90’lı yıllardaki gazetecilik deneyimini, medyaya uygulanan baskı politikalarına değinirken, kendisine de o atmosferi birebir deneyimlemiş usta isimler eşlik ediyor. Biz de bu güzel ve bir kaynak olarak kullanılabilecek kitaptan nasiplendikten sonra, Burcu’ya merak ettiklerimizi sorduk. 90’lı yıllar sadece habercilerin değil, her vatandaşın algılamaya çalıştığı bir dönem. O zamanları irdeleme fikri nasıl oluşmaya başladı?

Okumaya Devam Edin

İstanbul Kadın Orkestrası: “Ayrıştırılmış kadınları bir araya getirmek istiyoruz.”

Bu röportaj, 1 Haziran 2016 tarihinde Jiyan‘da yayınlanmıştır.” İstanbul Kadın Orkestrası, hem müzik hem de kadın mücadelesi çerçevesinde yeni bir soluk olarak karşımıza çıkıyor ve ürettikleriyle insanların derdine ortak olmak istiyor. Sözü fazla uzatmadan onlara bırakıyoruz. Oluşumunuzdan biraz bahseder misiniz? Yüklendiğiniz misyon nedir? İstanbul Kadın Orkestrası, yalnızca kadınlardan oluşan; öncelikli hedef kitlesi kadınlar olan, kadınlara ve çocuklara yönelik her türlü erkek şiddetine isyan eden; sanatın zarafeti, güzelliği ve cesareti ile erkeğe değil, erkek egemen sisteme meydan okuyan yürekli ve nitelikli

Okumaya Devam Edin

Ali Murat İrat: “Yalnızlık insanın ‘insan’ olmaya en yakın halidir”

“Bu söyleşi, 30 Mayıs 2016 tarihinde Jiyan‘da yayınlanmıştır.” İnsanların çoğu, yalnızlık kavramını duyunca ürperir ve irkilir. Belki öcü gibi gelir bazılarına. Kulağını tıkar, duymak ve bilmek istemez. Duymamak için yüksek sesle kendi kendine bağırmaya başlar belki de… Ali Murat İrat, son zamanlarda kitap ve yazılarında yalnızlıktan bahseden iyi bir yazar. Son çıkan kitabı Yalnızlığa Övgü’de, söz konusu kavramı iyice irdeleyerek kitabın adından da anlaşılacağı gibi yalnızlıktan gerçekten de övgüyle bahsediyor ve çok yönlü olarak çeşitli noktalara değiniyor. Biz de kendisiyle

Okumaya Devam Edin

“Yeryüzü Cafe’de tamamen kolektif bir işleyiş var”

“Bu söyleşi 27 Mart 2016 tarihinde Jiyan‘da yayınlanmıştır.” Yeryüzü Kadınları, aslında bağımsız bir kadın kolektifi. Manifestolarında ise kendilerini “Kendisini dört duvara ait değil de yeryüzüne ait hisseden kadınların toplamı” şeklinde ifade ediyorlar ve yeryüzündeki tüm kadınlara hitap etme hedeflerine Yeryüzü Cafe ile bir adım daha yaklaşmış gibiler. Yeryüzü Cafe, baştan sona tamamen kadınların emeğiyle kolektif bir şekilde hazırlanmış, inşa aşamasında dahi kadınların tulumlarını giyerek taş taşıyıp duvar boyadığı ve “Daha fazla kadına nasıl ulaşıp muhabbet edebiliriz?” sorusunu benimseyen sıcak bir mekan.

Okumaya Devam Edin

Elif Çongur: Biz Neysek Futbolumuz da O!

Bu söyleşi 29 Kasım 2015 tarihinde Jiyan‘da yayımlanmıştır. Bugüne kadar spor alanındaki politik yazılarıyla tanıdığımız Elif Çongur “Senin Adamın Gol Diyo” isimli İmge Kitabevi’nden çıkan yeni kitabıyla karşımızda. Çongur’la Türkiye’de artık pek de keyfi kalmamış bir şeyi, sporu ve onu politikasız yazabilmenin imkansızlığını konuştuk. Öncelikle söyleşi teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. Biliyorsunuz biz genellikle siyasi blog olarak tanımlanabilecek bir kategorideyiz; ama tribün isimli spora ayırdığımız özel bir köşemiz de var. Burada yazılan yazıların ortak paydalarından biri de hep endüstriyelleşen spor

Okumaya Devam Edin

Şeyhmus Diken Röportajı

Bu röportaj 22 Kasım 2015’de Jiyan‘da yayımlanmıştır. Kimilerine göre Diyarbekir’li Şeyhmus Diken, kimilerinin ise Şeyhmus Abi’si. Bu aralar İstanbul’da olduğunu sanıp telefon açarak “Şeyhmus Abi çok zamanını almayacağım Cumartesi uygun musun?” dediğimde “Yahu benim İstanbul’da ne işim var? Diyarbekir’deyim ben Diyarbekir’de!” dedi ve işte tam da o an içimde ateşli bir Diyarbekir’de olma isteği doğdu. Şeyhmus Abi, anlatmak istediklerini nokta atışıyla anlatan ve hiçbir şekilde hedef saptırmadan duygularını bize yansıtabilen nadir insanlardan. Yüzyüze olsak ne olmuş, mail ile yazışsak ne

Okumaya Devam Edin

Dengbej Xalide İle Söyleşi

Bu söyleşi 19 Ekim tarihinde Jiyan‘da yayımlanmıştır.  Halime Demirkapı. Nam-ı değer Dengbej Xalide. HDP Edirne 2. sıra Milletvekili Adayı. Kendisinin siyasi kimliğinin yanında müzisyen kimliği de buram buram ön plana çıkıyor. Kendisiyle olan söyleşimizi aslında geçtiğimiz hafta yapmayı planlıyorduk fakat gerçekleşen Ankara Katliamı sebebiyle söyleşimizi bir hafta kadar geciktirmek zorunda kaldık. Bu yüzden, bu can sıkıcı günlerde biraz da olsa kafamızı ve kara bulutları dağıtabilecek bir kaç cümle söylemek istediğimiz için  Halime Demirkapı’nın öncelikle müzisyen kimliğini öğrenme gayretine girdim. Kadıköy’de

Okumaya Devam Edin

Site Footer