ABD hapishanelerindeki direnişte neler oluyor?

Toz kondurulmayan sözde ABD demokrasisi, son 1 yıldır ders çıkarılacak nitelikte bir sınavdan geçiyor. Bilindiği üzere geçtiğimiz Ağustos ayında Alabama’daki Holman Cezaevi’nde bulunan tutuklular, yatakhaneleri ateşe vererek büyük bir isyan dalgasının fitilini ateşlemişlerdi. İsyancılar daha sonra ayaklanmayı bastırmak için müdahaleye gelen CERT (Düzen Sağlayıcı Acil Müdahale Timi)’e 6 saate yakın bir süre güçlü bir direniş göstermişlerdi. Tabii o cezaevi direnişi, ABD’nin ana akım medyasında yer bulamamıştı. Örgütlenmesindeki ve kulağımıza gelmesindeki en büyük pay ise anarşistler ve tutsak dayanışma örgütleriydi. Bu

Okumaya Devam Edin

Depremi de unutmadık, hayatımızı peşkeş çekmenizi de

“Bu yazı, 17 Ağustos 2016 tarihinde Jiyan‘da yayınlanmıştır.” Büyük Marmara Depremin’in üzerinden, dile kolay tam 17 yıl geçti. 17 yıl önce çocuk olanlar bugün üniversite çağında, genç olanlar ise birer aile yaşantısı kurdular. Resmi rakamlara göre 18.373 kişi hayatını kaybetti, 48.901 kişi yaralandı (1), 505 kişi sakat kaldı, 285.211 konut ve 42.902 işyeri kullanılamaz hale geldi. Bir de buzdağının görünmeyen kısmı var. Yani resmi olmayan rakamlar. Gayrı resmi tabloya baktığımızda felaketin sonuçları giderek katlanıyor. 30 bine yakın ölü, 100 bini

Okumaya Devam Edin

Ücretsiz köleliğin dijital boyutu

“Bu yazı, 11 Ağustos 2016 tarihinde Jiyan‘da yayınlanmıştır” 1990’ların başından itibaren dünya genelinde internet kullanımının yayılmasıyla birlikte, bugün internet arenasında sayısı milyarları bulan bir kullanıcı ve sömürüye açık ücretsiz dijital emek işçisi pazarının hakim olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Özellikle geçmişte MSN, ICQ, günümüzde ise Facebook, Twitter, Instagram, Youtube vb. mecraların kullanımının artmasıyla, internette varoluş görevi sadece bilgi tüketmek değil, aynı zamanda içerik üretmek olan ve bu üretimle kendini özel hisseden bir kullanıcı grubu oluştu. Bunun sonucunda ise, sosyal medya hesaplarımızda bize

Okumaya Devam Edin

Ölülerle Savaş

“Bu yazı 26 Temmuz 2016 tarihinde Jiyan‘da yayınlanmıştır.” Sofokles’in Antigone tragedyasında geçen çok güzel bir hikaye vardır. Antigone’un iki erkek kardeşi, Thebai kentinin kralı olmak için savaşırlar. Savaşta ikisi de ölür ve bunun üzerine tahta dayıları Kreon geçer. Kreon, kardeşlerden Eteokles’i geleneklere uygun bir cenaze töreni ile gömerken, Polyneikes’i vatan haini ilan ederek cesedini yırtıcı hayvanlara yem olması için savaş alanında bırakır. Ardından da cesedi gömme cesaretini bulacak herkesin öldürülmesini emreder. Cesedin açıkta bırakılması kralın emri, ancak gömülmesi de sonuç

Okumaya Devam Edin

Filler Tepişirken Çimenler Ezilir

“Bu yazı 17 Temmuz 2016 tarihinde Jiyan‘da yayınlanmıştır.” Önceki gece her yönüyle enteresan ve birçok sosyolojik tespitin vuku bulduğu bir süreç yaşadık. Tanklar şehirlere indi, boğazlar kapatıldı, uçaklar halkını bombaladı, meclisini bombaladı. Evet önceki gece yaşanan bir darbe girişimiydi. “Darbe, darbe” diyoruz ancak Türkiye malesef darbelere hiç de yabancı değil. Sadece postal ve kamuflajlarla değil, 7 Haziran seçimlerinden beri, ülke “Yönetim sistemi fiilen değişti, artık bunu anayasaya uygulamamız gerekiyor” diyen bir cumhurbaşkanının demokrasiye, hukuk ve barışa karşı gerçekleştirdiği sivil darbeye ev sahipliği

Okumaya Devam Edin

Halkların geçiştirme özürlere ihtiyacı yok

“Bu yazı 7 Temmuz 2016 tarihinde Jiyan‘da yayınlanmıştır.” “Ne olursa olsun seninle olacağım. Saddam’dan kurtulmak, yapılacak en doğru şey. O, potansiyel bir tehdit. Ve de onun rejimi, muhtemelen, olası Kuzey Kore istisnası dışında, dünyadaki en vahşi ve insanlık dışı rejim.”  Tony Blair ABD Başkanı George W. Bush’un, 2003 yılının 1 Mayıs’ında Irak işgali sonrasında Abraham Lincoln Uçak Gemisi’nde yaptığı zafer konuşmasının üzerinden tam olarak 4815 gün geçti. Bush, Irak’ta büyük bir savaşın bittiğini müjdelerken, muhtemelen yüzyılın en lanetli işlerinden birine

Okumaya Devam Edin

Magazin Medyası

“Bu yazı 16 Haziran 2016 tarihinde Jiyan‘da yayınlanmıştır.” “Bir yaşam biçimi önerisi olarak magazin, medya için vazgeçilmez bir materyaldir. Televizyon haberlerine yerleştirilen magazinel içerik, var olan dünyanın basite indirgenmiş, daha anlaşılır hale getirilmiş görünümü aracılığıyla, yaşanılan gerçekliğin yerine özlenilen gerçekliği yerleştirmektedir.” Medyanın  insanlara bir haberi iletmek üzere kullandığı dilin yanında,  haber görsellerinin ve hatta arka planda dönen müziğin dahi, yaşadığımız ülkenin atmosferine bakınca çok büyük bir önem kazanmaya başladığını görüyoruz. Bu olguların, izleyicinin düşünce ve davranışları üzerindeki etkisinin boyutu tam olarak

Okumaya Devam Edin

Sosyal medyadaki öğrenilmiş çaresizliğimiz

Bu yazı 7 Haziran 2016 tarihinde Jiyan ve Sendika.Org‘da yayınlanmıştır. Günümüzde sosyal medya örgütlenmeleri hiç şüphesiz hafife alınamayacak radikal hamleleri beraberinde getiriyor. Öyle ki, dünya liderlerinin dahi, ülkelerinde karşı karşıya kaldıkları halk hareketlerine karşı sarf ettikleri nefret söylemlerinden payını alan en büyük mecra da yine sosyal medya oluyor. Gücünün ve pratiklerinin farkına belki de ilk defa Arap Baharı’nda şahit olmaya başladığımız sosyal medya, Türkiye’deki işlevini 2013 yılında patlak veren büyük Gezi İsyanı ile gösterdi. Ülkede yaşanan olumsuz toplumsal gelişmelerin yanında, özellikle

Okumaya Devam Edin

Susanların Başı Yine Öne Eğilecek

“Bu yazı 22 Nisan 2016 tarihinde Jiyan‘da yayınlanmıştır.” Bu yazı kaleme alındığı sırada, meclisteki dokunulmazlık tartışmalarının maddeleri bir bir geçip dokunulmazlık kanun teklifi kabul edildi. Aslında yazının temelini CHP eleştirileri üzerine kurmak istemiyordum ancak oylamaya direkt etki eden bir CHP ve fütursuzca kullanılmış oylar söz konusu olduğunda bunu başarabilmek mümkün değil. Bir siyasi partinin etrafındakilere kulak vermesi elbette ki iyi bir şey. Ancak iş, parti iradesinin kitlesine ve vekiline liderlik edemediği bir duruma dönüşünce her şey havada kalıyor. CHP’nin siyasi

Okumaya Devam Edin

Düğünün ardından

“Bu yazı 15 Mayıs 2016 tarihinde Jiyan‘da yayınlanmıştır.” Aktif bir savaş hali içerisinde, taraf farketmeksizin hemen hemen her gün kan akan, tecavüzlerin çocuklarımızın üzerinde kol gezdiği bir coğrafyada yaşıyoruz. AKP 2002’den bugüne kadar yaşanan siyasi süreçte, sürekli kendisi haricinde muhalefetin ve halkın ürettiği siyaseti işlemez hale getirerek arenayı olabildiğince daralttı. Bu daraltma, siyasi olarak mağlup olunca yapılan seçim tekrarları, oy devşirmek için başlatılan savaş atmosferi, yine istediğini elde edemeyince halkın iradesinin bir yansıması olan muhalefet parti vekillerini meclisten attırmaya kadar

Okumaya Devam Edin

Site Footer