Rapor: Rus destekli botlar Brexit günü 45.000 tweet attı

Son zamanlarda Rusya’nın Twitter ve Facebook’ta troll hesapları destekleyerek Brexit ve ABD Başkanlık Seçimleri’ni etkilemeye çalıştığını iddia eden birçok yazı okuduk. Geçtiğimiz günlerde ise Facebook, Rus hesapların Brexit sürecinde reklam satın alımları ile yanlış bilgilerin yayılmasını sağladığını itiraf etmişti. Peki artık yüzeysel olarak kalmayan ve yaşam tarzımızı dahi ciddi anlamda değiştirerek dizayn eden bu olaylara karşı sosyal mecralar ne gibi önlemler alabilir?

The Times geçtiğimiz günlerde bu etkilerle ilgili hiç de hafife alınmayacak bazı veriler paylaştı. Yaşanan değişimleri yakından deneyimleyen ABD ve İngiltere’deki bir grup veri bilimcisinin elinden çıkan rapor oldukça ilginç bilgiler içeriyor. Rapora göre Rusya destekli hesaplar, içerisinde #Brexit hashtagi geçen 45.000 tane tweet attı. Ancak burada göze çarpan ilginç bir durum da söz konusu. Raporu yazanlardan biri olan Tho Pham, elde edilen verilere göre 45.000 tweetten 39.000 civarının oylamadan bir gün sonra, yani 24 Haziran 2016’da atıldığını söylüyor. Bu veri neticesinde “Madem tweetlerin çoğu bir gün sonra atıldı, nasıl oylamaya bu kadar etki etti?” sorusu sorulabilir. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki, oylama öncesi ve oylama sürerken atılan 6.000 civarı tweet, hızlı ve sürekli paylaşım sonucu büyük bir kitleye yayılma potansiyelini de aynı oranda arttırmış oldu. Ayrıca bunun sağlamasını da yine raporda görebiliyoruz. Bot hesapların attığı her 100 tweetten en az 85 tanesi, insanlar tarafından retweet edildi.

Tweetlerin çoğunun referandumdan bir gün sonra atılmasına rağmen, bir gün önceki verilere bakıldığında da ilginç bilgiler ortaya çıkıyor. Rapora göre referandumdan önce insanların retweet ettiği içeriklerin en az %50’si rus hesaplarından dağılan tweetler iken, sadece %20’si kalıcı ve gerçek bir içeriğe sahipti. Ayrıca etkinlikten önce üretilen tweetleri yayma eğilimi, ABD Başkanlık Seçimleri’nde de gözlenebiliyordu. Başkanlık Seçiminden önceki verilere baktığımızda, atılan tweetlerin %80’inin Trump, %20’sinin ise Hillary lehine olduğu göze çarpıyor. Twitter’ın programlama arayüzünden (API) yararlanılarak oluşturulan başka verilerde ise, bu hesapların profil dillerinin Rusça olmasına rağmen atılan tweetlerin İngilizce olduğu belirtiliyor.

Raporda özellikle önemli bir tespit üzerinde duruluyor. Bu da, politik atmosfer bakımından etkilenme oranında büyük benzerlikler olsa da, ABD Seçimleri ve Brexit ile ilgili tweetlerin hacminde gözle görülür farklılıkların olduğu. Brexit’e dair verilere baktığımızda, tweetlerin referandumdan birkaç gün önce atılmaya başlandığını, referandum gününde zirveye ulaştığını ve onu takip eden günlerde de yavaş yavaş azalmaya başladığını görüyoruz. ABD Başkanlık Seçimleri’nde ise durum daha farklı. Tweetler hem seçim gününde hem de seçimden sonraki günlerde yayılmaya aynı hızda devam etmiş. Böylece; bot hesapların rastgele hesap açılıp ortalığa bırakılmasından ziyade, belli zamanlarda belli amaçlarla kullanıldığı görülebiliyor.

Bu verilerden sonra ibre ister istemez sosyal medya mecralarına dönüyor. Bilindiği gibi Twitter, Facebook ve Google gibi sosyal medya devleri, 2016 ABD Başkanlık Seçimlerine dair bir kongre soruşturmasıyla karşı karşıya kaldılar. Ayrıca İngiltere’nin de Brexit özelinde bir komisyon kurarak yalan haberlerler konusunda soruşturma başlattığını belirtmekte fayda var. Twitter sözcüsü bu konularla ilgili, seçim sürecinin sağlama alınmasının demokrasinin sağlığı için vazgeçilmez olduğunu öne sürerek, hükümetlerle çalışmaya daima açık olduklarını belirtiyor. Şirket, buna karşı ne tür önlemler alındığı sorularına da, sistemlerini şüpheli davranış biçimlerini tespit etmeye yönelik geliştirdiklerini ve haftada en az 3,2 milyon hesabın tespit edildiğini söylüyor. Raporda yer alan Twitter verilerine göre, Haziran 2017’den bu yana Trend Topic’leri dezenformasyon ile doldurmaya çalışan günde ortalama 130.000 hesap tespit edildi ve 117.000 tanesi de direkt olarak askıya alındı.

Yaşananlara genel bir çerçeveden baktığımızda, doğrulanmamış bilginin yayılma hızının şaşırılacak derecede fazla olduğu bariz bir şekilde önümüze çıkıyor. Ayrıca Sanayi Toplumundan Bilgi Toplumuna geçildiğinden beri, yaşadığımız en tehlikeli dönemlerden birinin içerisinde olduğumuzu da söylemek mümkün. İnsanların özellikle kendi görüşüne yakın olan haberlerle karşılaştığında, haberi doğrulama zahmetine girmeyip direkt olarak yaymayı seçmesi, dezenformasyonun kitlelere ulaşım hızının artmasının başlıca sebeplerinden. Bilginin üretim aşamasında Twitter gibi sitelere erken tespit için büyük iş düşerken, bilginin paylaştırılması sürecinde de biz kullanıcılara oldukça önemli görevler düştüğünü de tekrar belirtmekte fayda var.

Rapora ulaşmak için buraya tıklayın.

Yorum Bırakın:

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır

Site Footer