Artık Google aramalarına güvenmeyi bırakmanın zamanı geldi

Google Aramaları, geçtiğimiz hafta Teksas’ta bir kiliseye gerçekleştirilen saldırıdan saatler sonra şüpheliyle ilgili yanlış bildirimler yayınlayarak, şüphelinin antifa hareketi ile bağlantılı radikal bir komünist olduğunu öne sürdü. İddia, Google’ın “Twitter’da Popüler” modunda görünmeye başladı ve saldırıyı gerçekleştiren kişinin adına dair yapılan araştırmalarda belirgin bir sonuç olmamasına rağmen herkes tarafından görünür bir hale geldi. Elbette bu, uzun süredir devam eden bir sorunun sadece en son örneklerinden biriydi. Bunun sonucunda Google her zamanki gibi, arama sonuçlarını ve algoritmayı iyileştirme sözü verdi. Ancak Google’ın algoritmalarını eğitmesiyle bu sorun çözülecek gibi görünmüyor. Bu sorun, arama motorlarının artık tekelleşmiş bir gerçeği.

Yapılan anketler, en azından teorik olarak sosyal medyadan gelen haberlere çok az insanın koşulsuz olarak inandığını ileri sürüyor. Ancak arama motorlarına olan inanç (ki bu alan uzun zamandır Google’ın hakimiyetinde) sürekli olarak yükseliyor. 2017 yılında Edelman tarafından yapılan bir ankete göre, ankete katılanların yüzde 64’ü arama motorlarındaki haber ve bilgiye güveniyordu ve bu oran 2012’de yüzde 61’di. (Pew Araştırma Merkezi tarafından 2012 yılında yapılan başka bir ankete göre ise, arama motorlarının “adil ve tarafsız” olduğuna inanan kişi sayısı 2005’te bile aynıydı.) Araştırmacı Danah Boyd ise, medya okur yazarlığı eğitimlerinde arama motorları kullanılarak bağımsız araştırmalar yapıldığını söylüyor. Ayrıca öğrencilerin kaynakların değerlendirilmesi aşamasında Google’ın Wikipedia’dan daha güvenilir olduğunu düşündüklerini de ekliyor.

Google da, rakipleri Amazon ve Apple gibi -özellikle ürünlerinin sanal asistanlara gitgide bağlı olması yönüyle- bu istatistikleri destekliyor. Google’ın klasik arama sayfası kusurlu bir sistem olsa da, en azından internet için daha büyük bir klasör fonksiyonuna sahip. Daha da fazlası, insanlar için basit ve kullanışlı bir sistem.

Google Asistanı, aramayı güvenilir bir uzman tavsiyesi haline getiriyor. Hizmet, insanların bir bilgisayarla konuşmak için özel komutlar vermek zorunda kalmaması gerektiği fikrini vurguluyor ve Google Home gibi ürünlerin demoları, sorulan soruların bağlamını analiz etme becerisini göstermekle kalmayıp, kullanıcıların ne istediğini de tahmin ediyordu. Yanlış bilgiler kaçınılmaz bir şekilde aktığında ise, bu yetkili araç ile konuşmak, yanlış bilgilerle dolu bir internet sayfasına bakmaktan daha da rahatsız edici bir hale geliyor.

Aramalar çoğunlukla doğru olsa bile, birkaç kötü sonucu toplu bir kitleye vermek büyük bir problem; özellikle de Google’ın söylediği şeylerin doğru olduğuna inanmaya hazır olan insanlar için. Ve Google’ın sonuçlarını iyileştirmek için yaptığı her ilerlemede, sisteme uymayı ve adapte olmayı bekleyen bir grup da insan var.

Kötü arama sonuçlarından dolayı Google’ı basitçe kınamak şirketi hesap verebilir duruma getirmeyi amaçlasa da, aslında Google’ın mitini destekleyebilir. Bu da Google aramalarının ideal halinin yalnızca iyi tasarlanmış bir ürün değil, tanrılar gibi tümden bir hayırsever olduğu çerçevesini de güçlendirir. Evet, Google aramaları bariz fake haberlerden kaçınabilmek için daha bir yer olmalı. Bunun için de rutin muhabirliğin yanında komplo teorilerini de temsil eden faux-natural bir sistem yaratmak gerekiyor. Ancak bu ve diğer teknolojik sistemlerin yeteneğini, gerçeğin mutlak belirleyicisi olarak vurgulamaktan çekinmeliyiz.

Google’ı sahte haberleri durdurmaya zorluyor olmanın yanı sıra, arama algoritmalarının kendisine güvenmesini ve güveni sınırlamanın yollarını da arıyor olmalıyız. Mesela kısa bir süre önce uygunsuz videoları çocukların önüne getirdiği için eleştirilen Youtube Kids’te, arama yapmak yerine elle seçilmiş video listelerini oynatabiliriz. Bu sayede, tehlikeli yanlış bilgilere sahip insan odaklı haber küratörlüğüne güvenin yeniden tesis edilmesine odaklanabiliriz. Bu şu anlama geliyor, Google’ı zararlı ve başarısız olanı geliştirmek yerine, onu tamamen ortadan kaldırmaya zorlamalıyız. Bunun için de Google’a en azından, doğruluğunu kontrol etmeden belirli sayfalara meşruiyet sağlayan Top Stories döngüsünün adını değiştirmesini veya tamamen kaldırmasını önerdim. Ayrıca Google, insan odaklı güçlü bir kalite kontrolü açık bir şekilde taahhüt etmedikçe “Twitter’da popüler”de görünmesini azaltmak da faydalı olabilir.

Web platformlarının muazzam etkisi, geçtiğimiz yıl her zamankinden daha net bir hale geldi. Kongre geçtiğimiz günlerde, başkanlık seçimlerinde Rus propagandasının yayılmasındaki rolleri konusunda Google, Facebook ve diğer teknoloji şirketlerini haşladı. The Verge’de yer alan bir rapora göre, vicdansız rehabilitasyon merkezlerinin Google’ı bağımlılık tedavisi talep eden kişileri hedef almak için kullandığı ortaya çıktı. Bu sistemleri yüksek bir standartta tutmak zorundayız. Ancak, arama yaparken tıkandığımız yerlerde sürekli Google’a doğru cevapları sunmasını söyleyemeyiz. Bizler, onların hiç yaşamadığı varsayımıyla faaliyet göstermeliyiz.

Bu yazı  İlkan Akgül tarafından çevrilmiştir.

Yorum Bırakın:

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır

Site Footer