Magazin Medyası

“Bu yazı 16 Haziran 2016 tarihinde Jiyan‘da yayınlanmıştır.”

“Bir yaşam biçimi önerisi olarak magazin, medya için vazgeçilmez bir materyaldir. Televizyon haberlerine yerleştirilen magazinel içerik, var olan dünyanın basite indirgenmiş, daha anlaşılır hale getirilmiş görünümü aracılığıyla, yaşanılan gerçekliğin yerine özlenilen gerçekliği yerleştirmektedir.”

Medyanın  insanlara bir haberi iletmek üzere kullandığı dilin yanında,  haber görsellerinin ve hatta arka planda dönen müziğin dahi, yaşadığımız ülkenin atmosferine bakınca çok büyük bir önem kazanmaya başladığını görüyoruz. Bu olguların, izleyicinin düşünce ve davranışları üzerindeki etkisinin boyutu tam olarak bilinemese bile, medyadan herhangi bir olay hakkında bilgi alan halkın, haberi alış tarzına göre de kendisini belli başlı noktalarda şekillendirdiği ve ahlaki değerlerinin dahi evrildiği yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Zira haberlerin yeni medya araçlarıyla da farklı bir yapıya bürünmesi, haberin etkilerini de oldukça farklılaştırmaya başladı. Medyanın en temel varolma amaçlarından birisinin insanlarla iletişim sağlamak olduğunu varsaydığımızda ise, bunu yaparken halkı olan bitenden haberdar etmekten ziyade, bu eylemin haber etiği kapsamında olmasını beklemek anormal bir davranış değil. Çünkü toplumların şekillenmesinde oldukça önemli bir role sahip olan medyanın kendisinin de zaman geçtikçe köklü değişimler yaşadığını gözlemleyebiliriz.

Savaş, gündelik cinayetler, bundan ayrı olarak da kadın cinayetleri gibi toplumsal şiddeti konu alan haberler günümüzde medya döngüsünün ayrılmaz bir parçası haline geldi. Savaş haberlerinin genelde dramatize edilerek milliyetçi damarın kabartılıp magazinselleştirdiği gibi, kadın cinayetlerini konu alan haberlerde ise kullanılan dilin oldukça magazinel ve eleştirel olması, cinayeti meşrulaştırmaktan başka bir işlev görmez duruma gelerek kadın hakları savunucuları başta olmak üzere oldukça geniş kitlelerin tepkisini almaya başladı. Böyle bir medya ortamında ise haber metinlerinde skandal, ihanet, terörist gibi kavramların da değeri giderek artarak daha fazla görünür oldu.

Mevcut atmosferde varlığını sürekli kılmak ve kâr elde etme temelli bir politika sürdüren medya sahiplerinin en temel amacı, TV ya da gazete başında olan insanları tatmin etmek ve aslında olanı değil, görmelerini istedikleri haberleri sunmaktır. Böylece izleyiciler oyalanarak elde tutulur. Bu amacın bir parçası olarak da örneğin TV’lerin yayın akışını hedefteki kitlelerin ekran başında olduğu saatlere göre (prime-time) belirlerler. Günümüzde medyanın bu denli dönüşüm geçirmesinin ana 575d733667b0a9399891ee92sebeplerinden birisi de hiç şüphesiz ki büyük sermaye gruplarıdır. Mutlak iktidar tekeline giren medyanın ürettiği haber niteliği taşımayan materyallerin, insanlar tarafından artık tercih edilmemeye başlanması, hatta bunun büyük toplumsal protestolara gebe olması, medyayı da bu gelir ve tiraj açıklarını kapatmak için ürettiği içeriği magazinselleştirmek ve ilgi çekici bir hale getirmeye itti. Hakan Ergül, 2005 çıkışlı Televizyonda Haberin Magazinelleşmesi adlı kitabında bu konuya oldukça iyi değiniyor. “Türkiye’de haberin magazinel bir içeriğe evrilmesi süreci televizyon kanallarının özelleşmesi ile başlamıştır. Bu anlamda özel televizyon kanallarının geleneksel TRT formatının dışına çıkarak gerçekleştirdikleri yayınlar içerisinde, haber bültenleri de bu niteliksel dönüşünden önemli ölçüde etkilenmişlerdir. İzlenme oranlarında sürekli tırmanışı hedefleyen bir yayıncılık anlayışıyla haberi çekici kılacak her türlü unsur (dramatizasyon, müzik, aşırı vurgulanmış cinsellik…) haber metni içerisine yerleştirilmiştir. Bu nedenle haber değeri tartışılır pek çok magazinel haber, bültenlerde ağırlık kazanırken, bültenlerin süreleri de bir saatin üzerine çıkmıştır.”

Gündemi son zamanlarda oldukça meşgul eden katil Atalay Filiz’ile ilgili yapılan haberler de, medya dilinin kötülüğününatalay_filiz_oldurmem_emredildi_h103418_e221e başka bir kolu olarak karşımıza çıktı. Böylesine temel bir sorunun bu denli magazinleştirilmesi ve katilin işlediği suçların tam olarak görülememesi, karşımıza bir katilden ziyade adeta bir kahraman çıkardı. Katilin işlediği cinayetlerin arasında bir kadın olmasının, “seri katil” methiyeleri düzülerek ustalıkla egale edip yetenekli bir avcı muamelesi yapan medya, yukarıda da bahsettiğim gibi insanlarda farklı etkilere yol açtı. Öyle ki, Atalay Filiz’le sanki bir katil değilmişcesine keyifle selfie çekindikleri görüntüleri havuza düşen polisler, medyanın uyguladığı bu politikanın birer sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Atalay Filiz haberlerindeki dil, sadece bu habere özgün olmamakla birlikte aynı zamanda ana akım medya bültenlerindeki haber boşluğundan da kaynaklanıyor. Yukarıda da okuduğunuz üzere iktidar tekelinde olan medya, taşeronluğunu yaptığı iktidar sahiplerini övmekten halkı gerçek anlamda bilgilendirmeye zaman ve yer ayıramadığı için, bu gibi vakalar medya için altın değerinde oluyor. Durum böylesine bir noktaya evrilince, nadir de olsa bulunan haberin magazinsel altyapısı büyütülüp, izlenmesi zevkli bir yapıya dönüştürülerek izleyicilerin üzerindeki etki ve izlenilebilirliğinin arttırılması beklenir.

Gerçeğin manipüle edilmesi, olduğundan büyük ve gösterişli olarak sunulması sonucu aslına bakarsanız Marx’ın Yabancılaşması burada da net bir şekilde önümüze çıkıyor. Medyanın bu tür magazinel haberlerine maruz kalan insanlarda, söz konusu haberler ile ilgili neden-sonuç ilişkisini sağlıklı bir şekilde kuramama, sisteme yönelik eleştiri ve sorgunun imkansızlaştığı ve aynı zamanda kendi toplumsal değerlerine karşı dahi yabancılaşma görülebilir. Habercilikte yaşanan bu değişimin analizi oldukça geniş olarak yapılabilir. Bizlerin medyadan beklentileri ise gayet açık. İletişim ve haber etiğine uygun, manipülasyon içermeyen ve magazinelliğin asgari boyuta indirildiği bir yayın politikası, oluşan dezenformasyon toplumunu bir nebze de olsa temizlemeye yardım edecektir. Peki bu yakın zamanda mümkün mü? Hayır. Televizyon denen kutuya ve gazete denen kağıt parçasına karşı geliştirilen biat kültürü, bu durumun tersine dönmesini oldukça zorlaştıran etkenlerin başında geliyor.

Yorum Bırakın:

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır

Site Footer