“Yeryüzü Cafe’de tamamen kolektif bir işleyiş var”

“Bu söyleşi 27 Mart 2016 tarihinde Jiyan‘da yayınlanmıştır.”

Yeryüzü Kadınları, aslında bağımsız bir kadın kolektifi. Manifestolarında ise kendilerini “Kendisini dört duvara ait değil de yeryüzüne ait hisseden kadınların toplamı” şeklinde ifade ediyorlar ve yeryüzündeki tüm kadınlara hitap etme hedeflerine Yeryüzü Cafe ile bir adım daha yaklaşmış gibiler. Yeryüzü Cafe, baştan sona tamamen kadınların emeğiyle kolektif bir şekilde hazırlanmış, inşa aşamasında dahi kadınların tulumlarını giyerek taş taşıyıp duvar boyadığı ve “Daha fazla kadına nasıl ulaşıp muhabbet edebiliriz?” sorusunu benimseyen sıcak bir mekan. İçeri girildiğinde emeğin kokusu çok net olarak alınabiliyor. Biz de sizi bu kokudan mahrum bırakmak istemedik.

Öncelikle Yeryüzü Cafe’nin açılmasındaki sebep nedir? Fikir nasıl şekillenmeye başladı?

Bizim çıkış noktamız aslında cafe açmak değil, burası bir etkinlik mekanı. 29 Kasım’da Yeryüzü Kadınları olarak kuruluş konferansımızı yaptıktan sonra, sadece konum olacak değil de, bütünlüklü bir mekan arıyorduk ve böyle bir yer olmasını düşündük. Aslında derdimiz şuydu; Yeldeğirmeni, yeni yeni gelişmeye başlayan bir yer ve burada ayakları yere basmayan bir çok cafe türü yerler açıldı. Ancak bu mahallenin bir kültürü var. Burası Taksim gibi insanların gelip geçtiği bir yer değil, yaşanan bir yer. Bu yüzden biz de burasının dokusuna ait bir şey yapmak istedik. Hedefimiz daha çok, kadınların çeşitli atölye ve etkinliklerle kendini ifade edebileceği bir odak noktası yaratabilmek ve buradaki mahalle kültürüne ait bir şekilde de kadınların rahat edebildiği bir mekan oluşturmaktı. Mesela dün burayı ziyaret eden bir kadın arkadaş, çocuğuyla ilk defa bir yerde rahat hissedebildiğini söyledi. Bu gerçekten çok önemli bir şey. Yani burası klasik bir şekilde kar amacı güden ticari bir işletme değil. Tamamen baştan sona gördüğünüz gibi kolektif bir işleyiş var.

Ekonomik olarak hangi yöntemi benimsiyorsunuz?

Burada işleyişten tutun her şeye kadar bir komün sistem var. En baştan başlayacak olursak, çoğu genç kadınlardan oluşan bir topluluğuz. Çalışan arkadaşlar kredi çekerek ortaya bir şeyler konuldu ve cafe böyle bir başlangıçla ortaya çıktı. Dediğimiz gibi buradan bir kazanç amacımız yok. Ancak bu çekilen kredileri kapattığımız taktirde, daha büyük bir kadın kültür merkezi ya da kadın sığınma evi açmak gibi ileriye dönük bazı planlarımız var. Ayrıca alt katımızda şu an yeni başlayan müzik atölyesi, özsavunma, sinema ve okuma atölyesi etkinlikleri gerçekleştiriyoruz. Bir de alt katın yarısını kütüphane yaparak Sultan Seçik Yeryüzü Kadın Kütüphanesi projesini hayata geçirmek istiyoruz.

Her ne kadar politik bir altyapı olsa da, Yeryüzü Cafe aslında bir hizmet sektörünün içininde değil mi? Hizmet sektörü de biliyorsunuz ki emek sömürüsünün en yoğun olduğu sektör.

Aslında biz hizmet sektöründe değiliz öyle tariflemek yanlış olur. Çünkü kendimizi hiçbir şekilde hizmet sektörüne ait hissetmiyoruz. Burada tamamen alternatif bir şey yapıyoruz ve işleyiş de tamamen bu çizgide ilerliyor. Mesela tamamen iş bölümü ve gönüllülük esasına dayalı nöbet sistemimiz var ve her gün iki arkadaşımız burada nöbetçi oluyor.

Biliyoruz ki bazı politik mekanlarda örneğin kola gibi satılmayan ürünler var. Burada da böyle özel bir durum var mı?

Hayır, öyle bir durumumuz yok. Burada alkol hariç her şey satılabiliyor.

Bugüne kadar kaç etkinlik düzenlediniz? Etkinlikler talebe göre mi oluyor yoksa siz mi belirliyorsunuz?

Henüz açılışımızdan bu yana iki hafta geçti ve Yeryüzü Kadın Atölyelerimiz yeni yeni kurulmaya başlandı. Etkinliklerimiz atölyelerimizin kendi takviminde belirlediği etkinlikler çerçevesinde gerçekleştiriliyor. Mesela her hafta Cuma günü film gösterim kararı aldık ve dün ilkini gerçekleştirerek Suffragette’i izledik. Daha çok yeni olmasına rağmen gerek mahalleden gerek arkadaşlarımızdan olsun oldukça da güzel bir ilgi vardı. Mesela sinema atölyesi işte böyle bir şey geliştirdi. Her atölye, kendi bileşenlerinin karar verdiği etkinlik takvimine göre ilerliyor. Belki yarın öbür gün okuma atölyesinde şiir dinletisi yapabiliriz.

Erkeklerden de “Kadın Hareketi ve cinsiyet eşitliği ile ilgili eğitim almak istiyoruz” gibi bir talep gelse buna bakışınız nasıl olur?

Tabi ki bu talebi değerlendirebiliriz. Sadece erkeklerin ya da karma bir katılıma açık bir atölye kurulabilir.

Bu konseptte Türkiye’de başka bir cafe var mı?

Bizim bildiğimiz kadarıyla yok. Yani elbette ki kadınların işlettiği cafeler vardır ancak bizim farkımız, tamamen ticari bir kaygımızın olmaması.

Karakolhane Cad.Recaizade Sok. No:67 Yeldeğirmeni, Kadıköy | 0507 755 3168 | www.yeryuzukadinlari.org

Yorum Bırakın:

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır

Site Footer