Siyasi Partiler Enkazı: Türkiye

“Bu yazı, 5 Ocak 2016 tarihinde Jiyan‘da yayınlanmıştır.”

AKP’nin kapatılma davasından sonra tekrar gündeme gelen parti kapatma davaları, hükümet kurmayları reddetse de bu sefer de HDP ile birlikte tekrar ayyuka çıktı. Konu ile ilgili yazı ve makalelerde de okuduğumuz üzere, Türkiye’deki parti kapatma davaları Avrupa ülkelerine kıyasla oldukça fazla. TBMM tarafından yapılan 15 Avrupa ülkesindeki parti kapatma davalarına bakılarak hazırlanan raporda, 11 ülkenin hiçbir şekilde siyasi parti kapatma tecrübesi yaşamadığı, kalan ülkelerde ise bu sayının oldukça az olduğu göze çarpıyor.

Darbelerle, Türkiye’nin 12 Eylül cuntasına girmesinden itibaren 16 Ekim 1981 yılında çıkarılan 2533 sayılı kanun ile beraber, faaliyette olan tüm partilerin kapanması onaylandı. Başta CHP, AP ve MSP olmak üzere tüm partilerin faaliyetlerine son verilirken, parti yöneticileri ise cunta mahkemelerinde yargılandı.

Peki günümüze kadar bu konuya müdahil olmuş partiler hangileri?

1925 – Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (Bakanlar Kurulu Kararı)
1931 – Ahali Cumhuriyet Fırkası (Bakanlar Kurulu Kararı)
1946 – İşçi ve Köylü Partisi (Yerel Mahkeme Kararı), İslam Koruma Partisi, Türkiye Sosyalist Partisi ve Türkiye Sosyalist Emekçi Köylü Partisi (Askeri Mahkeme Kararı)
1950 – Demokrat İşçi Partisi (Yerel Mahkeme Kararı)
1952 – Türkiye Sosyalist Partisi (Askere Mahkeme Kararı), İslam Demokrat Partisi (Yerel Mahkeme Kararı)
1954 – Millet Partisi (Yerel Mahkeme Kararı)
1957 – Vatan Partisi (Yerel Mahkeme Kararı)
1960 – Demokrat Parti (27 Mayıs Darbesi sonrası Askeri Mahkeme Kararı)
1961 – Müsavat Partisi (Yerel Mahkeme Kararı), Devrim Partisi (Faaliyetine izin verilmedi)
1966 – Türkiye İşçi Çiftçi Partisi (Anayasa Mahkemesi Kararı), Cumhuriyetçi Parti ve Kemalist Gençlik Partisi (Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Kararı)
1968 – İşçi Çiftçi Partisi (Anayasa Mahkemesi Kararı)
1971 – Milli Nizam Partisi, Türkiye İleri Ülkü Partisi, Türkiye İşçi Partisi ve Büyük Anadolu Partisi (Anayasa Mahkemesi)
1980 – Türkiye Emekçi Partisi (Anayasa Mahkemesi Kararı)
1980 Darbesi’nin ardından kapatılan siyasi partiler: Adalet Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyetçi Güven Partisi, Demokrat Parti, Hür Demokratlar Partisi, Hürriyetçi Millet Partisi, Millet Partisi, Milli Selamet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Sosyalist Parti, Sosyalist Vatan Partisi, Türkiye Birlik Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Türkiye İşçi Köylü Partisi, Türkiye Sosyalist İşçi Partisi, Türkiye Ulusal Kadınlar Partisi, Vatan Partisi, Nizam Partisi
1983 – Büyük Türkiye Partisi (Milli Güvenlik Kurulu Kararı), Huzur Partisi (Anayasa Mahkemesi Kararı)
1988 sonrası Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından kapatılan siyasi partiler –
1988 – Yeşiller Partisi
1991 – Türkiye Birleşik Komünist Partisi ve Halk Partisi
1992 – Sosyalist Parti
1993 – Halkın Emek Partisi, Özgürlük ve Demokrasi Partisi ve Sosyalist Türkiye Partisi
1994 – Yeşiller Partisi, Sosyalist Birlik Partisi, Demokrasi Partisi ve Demokrat Partisi
1996 – Demokrasi ve Değişim Partisi
1997 – Emek Partisi ve Diriliş Partisi
1998 – Refah Partisi ve Demokratik Barış Hareketi
1999 – Demokratik Kitle Partisi
2001 – Fazilet Partisi
2003 – Halkın Demokrasi Partisi
2009 – Demokratik Toplum Partisi

Türkiye’de parti kapatmaya gerekçe olarak gösterilen sebeplerden en çok kullanılanı ise “bölücülük” oldu. TİP, TEP, TBKP, SP, HEP, ÖZDEP, STP, DEP, SBP, DDP, EP, DKP, ve HADEP gibi 13 parti, bölücülük yaptığı iddiası ile kapatıldı.

Partilerin kapatılmasında, Anayasa Mahkemesi (AYM) ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’nin bakış açısı arasında oldukça büyük farklar vardır. Avrupa’da siyasi parti kapatma davaları, AİHS’nin 11. Maddesi (Dernek kurma, toplantı ve örgütlenme özgürlüğü) kapsamında ele alınıyor. AİHM verdiği çeşitli kararlar ile, hangi durumlarda parti kapatmanın sözleşmeye aykırılık oluşturacağını ya da oluşturmayacağını belirlemiştir. Bu yüzden, Türkiye’den AİHM’ne giden parti kapatma davalarına kısaca bir göz atmakta fayda görüyorum.

Türkiye Birleşik Komünist Partisi Davası

TBKP, 16 Temmuz 1991’de Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı. Mahkeme, kapatma kararına gerekçe olarak, partinin tüzük programındaki “Türk ve Kürt Ulusu” ile “Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkı” ifadelerini göstererek partinin ayrılıkçı amaçlar taşıdığını ve ülkenin bölünmez bütünlüğüne zarar verdiğini göstermiştir.

AİHM ise buna karşılık, parti tüzüğünün ayrılıkçı bir söylem getirmediğini, tam aksine halkların birlikte yaşaması için demokratik önermelerin olduğu kararına varmıştır. Sonuç olarak, aslında şiddeti reddeden bir parti hakkında süresiz kapatma liderlerine getirilen yaptırımlar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS)’nin 11. Maddesi’nin () ihlâlini getirmiştir.

Sosyalist Parti Davası

SP, 10 Temmuz 1992’de Anayasa mahkemesi tarafından kapatıldı. Mahkeme, kapatma kararına gerekçe olarak, partinin “Türk ulusu” ve “Kürt ulusu” ayrımı yaparak azınlık yaratmak istediği, Kürt-Türk federasyonu kurarak bölünmez bütünlüğün bozulmasının amaçladığını ve halkı isyana teşvik ettiğini öne sürmüştür.

AİHM, şiddete çağrı ve halkı isyana teşvik noktasında delil olarak gösterilen “karpuz değil cesaret etkin” ve “Kürt halkı ayağa kalkıyor” gibi ifadeleri Kürtlerin haklarına sahip çıkmak için bir çağrı olarak nitelendirmiş ve şiddeti destekleyen somut bir veri bulamamıştır. Kendi kaderini tayin noktasında ise, mahkeme bu ifadenin ayrılıkçılığı savunmadığı yönünde bir karara imza atmış ve 11. Madde’nin ihmaline karar vermiştir.

Özgürlük ve Demokrasi Partisi Davası

ÖZDEP, 14 Temmuz 1993’te, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatıldı. Mahkeme, kapatma kararına gerekçe olarak, partinin programında silahlı mücadeleyi desteklediğini ve terör örgütünün faaliyetlerini alkışlayarak halkı isyana teşvik ettiğini öne sürdü.

AİHM, ÖZDEP’in parti  programında halkı isyana teşvik eden bir ifadeye rastlanmadığı belirtmiştir. Hatta ve hatta, benzer söylemler, Avrupa Konseyi üyesi devletlerde faaliyet gösteren halihazırda partilerin programlarında bile mevcuttur. Sonuç olarak bu davadan da 11. Madde’nin ihlal kararı çıktı.

Aktif demokrasilerde partilerin kapatılıp kapatılamayacağı, en son AKP’nin kapatılma davasından sonra HDP ile gündeme geldi. Parti kapatma davalarının bir tek bizim ülkemizde olmadığı aşikar. Ancak oluş biçimlerini incelediğimizde karşımıza çıkan şey, devlet ve ülkelerin özgürlük kavramına nasıl baktıkları ve neyi ne şekilde tehdit olarak algıladıklarıdır.

Türkiye tarihinde gerek mahkemeler, gerekse parti değiştirme yoluyla kapanan partilerin ayrıntılı çizelgesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Kaynakça: http://www.anayasa.gov.tr/files/pdf/anayasa_yargisi/anayargi/uygun.pdf
http://www.kto.org.tr/d/file/parti_kapatma_rapor.pdf

Yorum Bırakın:

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır

Site Footer