Medya: İşine geldiği gibi…

Bu yazı 14 Temmuz 2015’de Jiyan‘da yayımlanmıştır.

17-25 Aralık ile patlayan yolsuzluk furyası, geçtiğimiz aylarda türlü türlü taklalar atılarak adı geçen bakanların Yüce Divan’dan kaçırılmaları ile kapatıldı. Soruşturma Komisyonu’nda “Yüce Divan’a sevklerine gerek olunmadığı” gibi bir karar alındıktan sonra Davutoğlu çıkıp “Yolsuzluk yapan babamın oğlu da olsa kolunu keserim.” dedi ve akabinde yurt dışına giderek tepkileri kontrol altına almaya çalıştı. Dört eski bakana ilişkin fezlekeler gizlendi ve komisyon üyelerine dahi verilmedi. Komisyon çalışmalarının uzun süre çalışmasını engelleyen ve yolsuzluk soruşturmasını ellerinden geldiğince yavaşlatan komisyon başkanı ve Milletvekilleri, vicdanları ve kamuoyunu rahatlatmak yerine, yolsuzluk ile ilgili soru önergelerine utanmadan on parmaklarını birden “Hayır” diyerek kaldırdılar. Sonuç olarak ise adı geçen 96 kişi hakkında takipsizlik kararı verildi. Bu olaylar, yolsuzluk soruşturma sürecinde parti içerisinde olanlardan sadece bir kısmı.

Havuz medyası diye tabir edilen leş kağıt parçaları ise soruşturmadan sonraki süreçte sadece paralel yapı manşetleriyle bayilerdeki yerlerini alarak sürekli alışkanlık haline getirdikleri algı yönetimi, inkar, yalan ve iftira dolu haberlerini önümüze servis etmeye devam ettiler. Talimatsız başlık atılamadığı gibi, her gün bakanları aklayacak ‘Darbe’, ‘Tuzak’, ‘Büyük Oyun’, ve ‘Kumpas’ temalı başlıklar girilerek hırsızlık meşrulaştırılmaya tam gaz devam edildi. Bakanları korumak için gerek parti seferber olarak meydanlarda dahi halka karşı yalan ve iftiraya başvurdu.aksam.20150509105554

s-9bdc5ca7627d57b1ed364c2e025a71fad21d1920star-gazetesi1-22112014

Kendinden olanı yedirmemek, oy kaybetmemek ve soruşturmanın yönünün Erdoğan’a dönmemesi için her şeyi yapan medya, geçtiğimiz günlerde CHP Milletvekili Gamze İlgezdi’nin sahip olduğu daireler ile ilgili ise bambaşka bir tavra bürünüp herhangi somut bir belgeye dahi dayanmadan karalamalara başladı. Malvarlığına laf etmekten başka sunacak hiçbir şeyi olmayan yandaşlar, haber değeri taşıyabilecek kanıtlar bile bulmaktan aciz durumda olduklarını, attıkları cılız ve nefret dolu başlıklar ile göstermiş oldu.

Gelelim bu iddialar karşısında CHP’nin izlediği yola. Haberlerin doğruluk payı var mı, kim yalan kim doğru söylüyor elbetteki soruşturmalar tamamlanmadan bilinemez. Ancak ne yargıya alenen müdahale ederek yönlendirecek gücü, ne de belge parçalayıp delil yok ederek bir yerlere kaçıp saklanacak durumu olmayan Kılıçdaroğlu’nun meydan okurcasına araştırma komisyonunun kurulması için önerge vererek bu iddialarla yüzleşme yoluna gitmesini, ben şahsen şeffaf olma isteği olarak algıladım. 17-25 Aralık sürecinde AKP’nin yapamadığını, hatta aksini halka dikte etmek için uğraştığı bu hassas konuda, Kılıçdaroğlu’nun bu hamlesi yolsuzlukların üzerine gidilmesi konusunda bence çok yerinde bir cevap oldu.

Yorum Bırakın:

E-posta adresiniz yayımlanmayacaktır

Site Footer